Resim-102

1-Diyarbakır ve İnanç Turizmi

Diyarbakır, tarihte birçok medeniyete ev sahipliği yapmış, farklı din, inanç ve kültürlere sahip toplumları bir arada barındırmıştır. Şehirde peygamber ve sahabe kabirleri yanında tarihi cami, kilise ve havra da önemli yer tutmaktadır. 

Diyarbakır merkezdeki dini değerlerin önemli bir kısmı Suriçi Bölgesi’ndedir. Burası çok sayıda medeniyetin izlerini taşıyan, zengin tarihi ve kültürel birikimi ile farklı medeniyetlerin merkezi olmuştur. Bu nedenle birçok tarihi ve dini eseri barındıran kültür mirasına sahiptir. Fakat buradaki çarpık kentleşme turizm faaliyetlerini engellemektedir. Korunması gereken tarihi ve kültürel dokunun kentsel dönüşümle tekrar canlandırılması, Diyarbakır’daki turizm sektörü açısından da oldukça önemlidir. Farklı inançlara ev sahipliği yapmış Suriçi Bölgesi’nin tarihi ve kültürel dokusunun turizme en önemli katkısı inanç turizmi ile gerçekleşecektir.

Türkiye’de en fazla sahabe kabri Diyarbakır’da bulunmaktadır. Bazı kaynaklara göre bu rakam Diyarbakır genelinde 500’e ulaşmaktadır.Şehir’de inanç turizmi açısından önemli 27 Sahabe’nin türbesi, Akkoyunlu ve Osmanlı dönemine ait farklı özellikleri ile öne çıkan mabetler bulunmaktadır. Söz konusu dini değerler Diyarbakır’ı keşfedilmeyi bekleyen saklı bir müze şehir haline getirmektedir.

(“Tarih, Kültür ve İnanç Kenti Diyarbakır, 2013” adlı kitapta yayımlanmıştır).

diyarbekir

2-Diyarbakır’da Misyonerlik Faaliyetleri Tarihi

Diyarbakır’da misyonerliğin dünü, bugünü ve yarını üzerine bir analiz.

Osmanlı döneminde Diyarbakır Vilayeti, günümüzün Elazığ, Malatya, Mardin ve Siirt illeri ile Kâhta, Besni, Gerger ilçelerini ve Siverek, Ceylanpınar ile Suriye topraklarında kalan bazı yerleşim yerlerini de içine alan geniş bir coğrafyayı kapsıyordu. Zamanla bu sınırlarda değişiklikler olsa da en son II. Meşrutiyet döneminde Diyarbakır vilayeti biri merkez, diğerleri Siverek, Mardin ve Ergani olmak üzere dört sancağa ayrılmış, günümüzdeki Diyarbakır’dan daha büyük bir coğrafyayı içine almaktaydı. Bu geniş coğrafyada Roma Katolik misyoner teşkilatları; Fransisken, Cizvit ve Dominikenlerin Süryaniler, Ermeniler ve Nesturiler arasında yoğun misyonerlik faaliyetleri olmuştur. Süryaniler ve Ermeniler, Katolik Kilisesi’nin misyonerlik faaliyetlerinden memnuniyetsizlik duymuşlardır. Fakat onlar, bölgeye gelen Protestan misyonerlerine aynı tepkiyi göstermemiş, onları kendilerini cehaletten kurtaracak yeni dünyanın temsilcileri olarak görmüşlerdir.

Diyarbakır bölgesine gelen Protestan misyonerler, İngiliz ve Amerikan kaynaklıydı. Onlar, Protestanlığın yayılması ve Fransızcaya karşı İngilizcenin yerleşmesini sağlamak için ortak çalışmalar yapmışlardır. Ancak daha sonradan her ikisi de İngilizce konuşmalarına ve Protestan olmalarına rağmen İngilizler ve Amerikalılar arasındaki menfaat çatışması birbirlerinin misyonerlik faaliyetlerinden rahatsızlık duymalarına ve çalışma alanlarının ayrılmasına neden olmuştur.

(İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, S. 29, 2013’de yayımlanmıştır.)

http://www.journals.istanbul.edu.tr/iuilah/article/viewFile/5000038437/5000037301