images_13_2 images2_1_3 images4_2_3

İSLAMİYET

“Muhakkak ki Allah katında (yegane) din İslam’dır (Al-i İmran 19)”

“Bugün size dininizi kemale erdirdim, üzerinize olan nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslam’a razı oldum(Maide 3)”

“Kim de İslam’dan başka bir din ararsa, artık kendisinden asla kabul edilmeyecektir. Ahirette ise o, hüsrana uğrayanlardan (olacak)tır. (Al-i İmran, 85)”

Din, İslam’dır, bu din fıtrat dinidir. “Öyle ise hakka yönelmiş olarak yüzünü (hak) dîne doğrult! Allah’ın, insanları onun üzerine yarattığı (İslâm) fıtratına! (Ki her çocuk, İslâm fıtratı üzere doğar.)Allah’ın yaratışında değişme yoktur. İşte doğru din budur! Fakat insanların çoğu bilmezler” (Rum 30).

Adını kutsal kitabından alan tek din “İslam”dır.

İslam kelimesi, “sulh, barış, teslimiyet” ve “selamet” manalarındaki “silm” kökünden gelir. Peygamberimiz’den önce belli bir kavme gelen bu din 1-İnanç, 2-İbadet, 3-Ahlak/Muamelat temelleri üzerine kurulmuştur.

1-İnanç (iman): Allah’ın varlığına ve birliğine iman, Meleklere iman, Peygamberlere iman, Kitaplara iman, Ahiret gününe iman ve Kadere iman

2-İbadet: Namaz (5 vakit), Oruç, Zekat ve Hac

3-Ahlak/Muamelat: Şirk koşmamamak, haksız yere adam öldürmemek, zina-livata etmemek, Hızrsızlık yapmamamk, yalan söylememek, iftira atmamak, gıybet etmemek, içki içmemek, kumar oynamamak, faiz almamak, büyücülük yapmamak….

***Bu dine inananların hepsi MÜSLÜMAN olarak isimlendirilir: “…Allah uğrunda hakkıyla cihad edin. O, sizi seçti ve dinde üzerinize hiçbir güçlük yüklemedi. Babanız İbrahim’in dinine uyun. O (Allah) gerek daha önce(ki kitaplarda) gerekse bunda (kuran’da) sizi “müslümanlar” diye isimlendirdi ki peygamber(iniz) size şahit olsun ve (siz de) bütün insanlara şahitler olasınız. Öyleyse namazı dosdoğru kılın, zekatı verin ve Allah'(ın dinin)e sımsıkı tutunun. Allah, sizin sahibinizdir. O, ne güzel sahip, ne güzel yardımcıdır! (Hacc 78),

(Ey Resûlüm! De ki:) ‘(Ben) ancak, (Allah’ın) haram (ve emîn) kıldığı bu şehrin (Mekke’nin) Rabbine kulluk etmekle emrolundum; herşey ise O’nundur. Ve (ben)Müslümanlardan olmakla, hem (size) Kur’ân okumakla emrolundum.’ O hâlde kim hidâyete gelirse, artık ancak kendisi için hidâyete gelmiş olur. Kim de dalâlete düşerse, o takdirde (onlara) de ki: ‘Ben ancak (Allah’ın azâbını haber vermekle) korkutucu olanlardanım (Neml 91-92).

Kur’an kendilerine okunduğu zaman, “Ona inandık, şüphesiz o Rabbimizden gelen gerçektir. Şüphesiz biz ondan önce de müslümandık” derler (Kasas 53).

Kuran-ı Kerim’e baktığımızda; Hz. İsa’nın anlattıklarına ilk iman eden Havarilerin de:”Biz, Allah’ın (dininin) yardımcılarıyız. Allah’a iman ettik, Şahid ol ki biz, şüphesiz Müslümanlarız” (Al-i İmran 52; Maide 111) dediklerini görürüz.

*Bu dini İbrahim kendi oğullarına vasiyet ettiği gibi Yakup da vasiyet etti ve: «Oğullarım, Allah sizin için o dini seçti, başka dinlerden sakının yalnız müslüman olarak can verin! dedi.Yoksa ölüm Yakub’a geldiği vakit siz de orada mıydınız. O oğullarına: «Benden sonra neye ibadet edeceksiniz?» dediği vakit onlar: «Senin Allah’ına, ataların İbrahim, İsmail ve İshak’ın Allah’ına, tek olan İlah’a ibadet ederiz, biz ancak O’na boyun eğen müslümanlarız.» dediler. ” (Bakara 132-133).

Yusuf (a.s) da “Rabbim, bana mülkden (bir nasip) verdin ve bana rüyaların tabirinden (bir ilim) öğrettin. Ey gökleri ve yeri hakkıyla yaratan! Sen, dünyada da ve ahirette de benim velimsin (gerçek dostumsun). Canımı müslüman olarak al ve beni salih kimseler arasına kat (Yusuf 101)”.

Hz. Yusuf’un bu duasına ondan daha sonra gelen Sihirbazlar da iştirak ediyor ve  Firavun’un ellerini-ayaklarını çaprazlama keseceğim ve sizi asacağım tehtitleri karşısında; ” Biz zaten Rabbimize dönücüleriz. (Sen) sadece, bize (o mucizeler) geldiğinde Rabbimizin ayetlerine iman ettik diye bizden intikam alıyorsun. Rabbimiz! üzerimize sabır yağdır ve canımızı Müslüman kimseler olarak al (Araf 125-126)” diyorlardı.

” Hz. Süleyman Sebe Melikesi’ne yazdığı mektupta (O mektupta) Bana baş kaldırmayın ve bana Müslüman kimseler olarak gelin (diye yazıyor)du. Müslüman olarak gelişi anlatılıyordu (Neml 31, 38, 42).

Hz. Nuh’ta “… ve (ben) Müslümanlardan olmakla emrolundum (Yunus 72)”demekteydi.

Karşılaştırma

“Dinlerine tabi olmadıkça, ne Yahudiler, ne de Hıristiyanlar senden asla hoşnud olmayacaklardır. (Onlara) de ki: ‘Şübhesiz ki Allah’ın hidâyeti (olan İslâm), hidâyetin ta kendisidir!’ Celâlim hakkı için, eğer sana (vahiyle) gelen ilimden sonra onların arzularına uyarsan, Allah’(dan gelecek azâb)a karşı sana ne bir dost, ne de bir yardımcı vardır! (Bakara 120)”.

İslam dininin peygamberi Hz. Muhammed (SAV)

“Ey bizim Rabbimiz, hem bizim ikimizi (Hz. İbrahim ve Hz. İsmail) yalnız senin için boyun eğen müslümanlar kıl, hem de soyumuzdan yalnız senin için boyun eğen müslüman bir ümmet meydana getir ve bize ibadetimizin yollarını göster, tevbemize rahmetle bakıver. Hiç şüphesiz Tevvâb sensin, Rahîm sensin. Rabbimiz! Onlara (neslimize) de içlerinden bir peygamber gönder ki, kendilerine senin âyetlerini okusun ve kendilerine Kitâb’ı ve hikmeti (Kitabdaki hükümleri) öğretsin ve onları (günahlardan) temizlesin! Muhakkak ki Azîz (kudreti dâimâ üstün gelen), Hakîm (her işi hikmetli olan) ancak sensin! (Bakara 128-129)”.

*Bu konuda Peygember efendimiz: “Ben, babam İbrahim’in duası, kardeşim İsa’nın müjdesi ve annemin rüyasıyım” buyurmuştur. (Nesefi C.1, 126)

İslam dininin kutsal kitabı; Kuran-ı Kerim

İlk İnsan İlk Peybamber; Hz. Âdem; Tevrat ve İncil’e göre yerin toprağından yaratıldı. Kuran’a göre (su ve toprak) çamurdan (Sad, 71-78, Araf, 7)  ilahi irade den sonra yaratıldı.

Tevratta Hz. Adem’i günaha sokanın kadın (havva) olduğu vurgulanırken, Kuran’da bunu yapanın Şeytan olduğu söylenir. Kuran burada kadını/erkekten ayırmaz, “sorumluluk” konusunda her ikisi de eşittir.

Avustralyalı Bir Genç Nasıl Müslüman Oldu?